duygusalca's profile๑۩۞۩ ๑~ DUYGULARDA ۩♥*...BlogGuestbookNetwork Tools Help

Blog


    Ey Gönüllerimizin Sultanı Güzel

     

     
     

     

       

      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !

      Gönlüm Hatırlamaz olmuş
      Kaç güz gecti sinemden
      Kaç ömür daha böyle geçer
      Bahar yeşiline eremeden
      Yüzündeki nur

      sabrında saklıymış
      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !

      Ah edilen hicretten
      Çizgiler vuslata ererken
      Nar olmuş gönüllerden
      Varış sana yanmakladır
      Yüzün aşkın korun da saklıymış meğer
      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !

      Kıyısız sahile umutlar demir atmışken
      Bir oltanın ucunda
      Ölümden kaçışı yaşamda ararken
      Nazarınla suretin hasretimize dağlarken
      Yüzün tefekkürde saklıymış meğer
      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !

      Sinemize kokular aşk olup işlerken
      Vuslat seslenişi acı bir çığlıkta ararken
      Ruhuma zulmetin suçunu nefsime yüklerken
      Yüzün gülistanda saklıymış meğer
      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !

      Nice ümmetin puslanmış gönlündeki neferle
      Karanlıklara kandil yanıyor bu gün içimizde
      Bir ses nida ediyor kutlu gelişinle
      Hoş geldin muştunla binlerce aleme
      Ey gönüllerimizin sultanı güzel !


      T...... Ak.....
      08/03/2009


      duygusalca

     

     

    Deniz ve Sen...Yarın kokan çığlıklar

     

     

         

                     -----deniz  ve  sen----

                     (Yarın kokan çığlıklar)

     

    Geceden kalan gündüze

    Diz boyu vakit kalmısken

    Umutlar sancı çekerek kuyrukta

    Ates böceklerine kur yaparken yıldızlar

    Kısacık kesilen saçlarıyla

    Ay yarını laciverde bıraksa da

    Aslın da gündüzü kıskandırmakta!

     

    Isık süzmelerinden kayan bakısların

    Alnımın derin çizgilerine çarparken

    Ardından bakan yalın cümleler

    Titrek dudaklarımda

    Hecesini özlemleriyle aramakta.

     

    Noktalar, virgülün hasretiyle yanarken sevdasına

    Satır arasına sıkısan vuslat,

    Hicranın namlusunda pusuda

    Acılar bekle derken kapımda

    Tırnak arası boslukla

    Nefes almaya zorlanıyormusum aslında

     

    Yarın kokan çıglıklarım

    Zemheri ayazda

    Cami avlusuna bırakılan yavrunun kundagında

    Anasını bekler gibi bekliyor

    Mavi papatyanın yaza bıraktıgı tozunda.

     

    Ve sanırım beklerken anlıyor artık yüregim

    Yorgun bakarak uyuyan gözlerle

    Uyanmanın ne denli zor oldugunu

    Kil gibi kuruyunca üzerimde sancılar

    Sızılar da sızlatmıyormus

    Bedenlerde emanete bırakılınca

     

    Deniz ve sen! 

    Siyah martıların ayaklarında

    Yigitlik kokularını dalga kıranlara inat tasısan da,

    Sen kokan köpükler

    Beni bir yunusun midesinde

    Tek lokma yalnızlıga satmakta

     

    T......Ak....... 

      23/12/2008

      duygusalca

     

    Image and video hosting by TinyPic 




     


     

    Derin Uyku/ Bir erkeğe kadın gözüyle empati

     

     

     

       

            -DERİN-UYKU-   

           

        -BİR ERKEĞE  kadIN gözüyle empati-

     

    Issız  ,  sessiz bir oda. Gözlerim kapalı olamasına ragmen ‘’tıp tıp ‘’damlayan suyun sesine engel olamayan bir kafesteyim sanki. Yatağımın her kıvrımını hissedecek kadar hassasım yine.Sarhos otel sahibinin sesi geliyor kapı altından sızan loş ışıkla beraber.Sanki her gıcırdayan tahta içimden bir çivi söker gibi iz bırakıyor ben de. Baş ucumda duran dünden kalma yemek tabağından küf kokusu geliyor burnuma.Duramıyorum..durduramıyorum düşüncelerimi. Bir beşik te sallar gibi bir sağa bir sola döndürüyorum kendimi..Ama olmuyor,gözlerimde ki bir resimle uykuya dalıyor ve seni yeniden hayal etmeye başlıyorum. Kıyısı kösesi kalmayan bu emanetinle sunlarla süslüyorum beynimin heryerini;

    ‘’Senden arta kalanlarım dindiriyor derken beni 

      bir bıçak bilenir gibi bileniyormuş aslında ömrüm heryeri,

    Yasını tutan bir mumun gölgesinde süzülmüşken zeytin karasındaki gözlerin,şimdiyse gözlerimde derinliğiyle masumlaşarak kalıyor

    Saçlarının tenimde kalan kokusuyla aklım başucumda gezgin misali. Avuçlarım sen diye alkış tutarken sensizliğine, bense boş bıraktığın yastığına sarılıp avunuyorum. Yenik düşen sevdasıyla, selvi gibi kıvranırken bedenim, bir soluk açlığıyla beni yataktan fırlatıyor düşüncelerim. Sensizlikte kalan üryan hislerim ayaklarımın cıplaklığı sahibini arayan yavru köpek misali olup yere yapışıyor. Hafif bir sendelemeden sonra sanki beni anlıyormuş gibi cama vuruyorum kendimi, buğulanmış gözlerime dost olan kırık günlerimin puslu penceresinde arıyorum izlerini. Anlasa da  beni dönüyorum ona sırtımı ve yamalı bir hırka alıyorum üzerime. Yerde duran eskimiş tüyleri dökülmüş pelüş terliklerine gözüm takılıyor. Yanağımdan kayan  yönünü kaybetmiş sızılı bir gülümseyişle dudaklarım da bileşiyor tuzlu gözyaşlarım. Seni anıyor, sana yas tutuyor sanki. Sonra! Sonra koşuyorum önümde duran aynaya. İfadesini yitirmiş bos bir manken kafasında öylece duran, hastalığından tek canlı hatıra kalan peruğa. Uzun uzun bakıyorum, onu okşuyorum sanki senin bakışlarınla. En sevmediğim rujun duruyor hemen yanında Alıp sürüyorum onu sanki sen sürer gibi Sanki sesini duyar gibiyim;

    - Atma sakın! senden sonra hayatımda ki tek canlı yanım diyişini

    -.Kıyarmıyım! Hiç atabilir miyim!

    Diğer yanağım da kalan buruk, acı tebessümle simdi  benim gülen yüzümü görür gibisin değil mi? Ama donuklaşan  bakışlarımla aynada kalıyor, ardımda bana acıyan boş odamın sessizliği.

      Ayağa kalkıyorum taş plağımın iğnesine uzanıyor ellerim’’ deniz de mehtap sordular seni neredesin’’ diye çalıyor  duyuyor musun Doris morino'nun  sesini,hissediyorsun değil mi beni. Yalnızlık kokan bedenimde boynuma doluyorum seni. Sonsuzluk kokan odamda bir ambulansın sirenleri dolduruyor zerrelerimi, nereye saklansam, hangi deliğe kapatırsam kapatayım kendimi gözlerimde kalan son perde çığlık atıyor sanki. Yere düşen hayalinle eğilip kaldırmak istiyorum seni, ama olmuyor hayalin kucaklanmıyor. Yağan yağmurla toprak kokuyor birden burnumda ve fark ediyorum ki yoksun yoksulluğumun yanında. Güller arasında kurumuş bir gözyaşı olarak duruyorken bedenin, güle güle bile demek istemiyorum sana cansız bebeğim Hecelerim’’yine seni özlüyorum’’ diyor yanık dağ kokulu çiçeğim. Bekle beni gökyüzüne çizdiğim gizli odaya bırakmıştım seni, yanına uzanmaya geliyorum. Mavi bir düşte yakamozları toplayacağım yeniden gözlerinde. Hiç giyemediğin gelinliğine inciler dikeceğim bahardan çaldığım çiğ damlalarıyla. Tutamıyorum düşme n’olur kara toprağa. İşte bir yıldız daha kaydı. Biliyorum ki o yine sendin. Ve ben yine uzaktan sadece perde arkasında seyirci kaldım. Unutma daha çok yıldız var kayacak sıra bana geldiğinde işte ozaman, ben yuvamda koynunda kuluçkada olacağım. Ve sana hiç takamadığım bu yüzüğü takacağım derken;

    İşte son gölgesiyle bir mum daha söndü. Hediye ettiğin kol düğmerinin üzerini karanlık, ölümünün bedenimi örttüğü    gibi örttü. Unutma! Bekle beni yaşlansa da toprak altında ki bedenin, kabulümsün. Sen de beni kabul eder misin? ‘’Sözleri dudaklarım da titrerken birden sırılsıklam ıslandığımı fark ediyorum bir ‘’oh’’ çekerek uyanıyorum.Yine rüyaymış diyor bir sana birde başını koyduğun yastıga sarılıp  tekrar sessiz bir dua gibi  uykuya  dalıyorum..

     

    Vakitse dün. Şimdi gerçekten uyandım. Yanımda yoktun. Ve anladım ki canımı acıtsan da hayatımın ortasında ki bir dip notta, tam üç yaşını doldurmuş bir acının noktasıyken,virgüllerini koyamadığım en üst rafta tozlu kalan bir hatıraymışın… Bekle beni vakit kelbegin kanatlarında donunca, asi rüzgardan emanet bir tebessümle yanında olacağım


    T......Ak....... 

      23/12/2008

      duygusalca

     

    Image and video hosting by TinyPic 




     


    İŞTE BÖYLE BİR ŞEYMİŞ SEVMEK!!!sevgili eşime yazdığım tüm sevenlere hediyem olan bir şiir

     

     

     

     İŞTE BÖYLE BİR ŞEYMİŞ SEVMEK

    Image and video hosting by TinyPic 

    SEVMEK;

    En ince ayrıntılarına kadar bir resme bakabilmek

    Sevgilinin hayalini, gözünde ve gönlünde taşıyabilmek

    Parmak ucuna sinmiş nasırlanmış özlemlerle

    Hayatın yapraklarını çevirebilmek

    Bembeyaz kâğıda yazılan sevdayı

    Sevdanın kalemiyle karelere bölmek 

    Ve yorulmada ellerin

     Kalemin tükeninceye kadar

    Her karesine onun adını işlemektir sevmek...

    SEVMEK;

    Gelince hayali gözünün önüne

    Ansızın yataktan fırlamaktır

    Sabahın ayazını yemiş balkonda

    Sabahlara alkış tutmaktır bu hayalle

    Seheri çağıran ezan sesleriyle

    Günün ilk ışıklarından yudumlayıp

    Yüzüne sabahı sürmektir sevmek

    SEVMEK;

    İlk sigaranı onunla yakıp

    Doyasıya ciğerlerine çekip

    Külleri düşmesin diye

    Avcunu ona tabla yapmaktır sevmek...

    Kırağı düşmüş yüreklerde yeşersin diye

    Bir mutluluğu başkalarıyla  paylaşabilmektir

    Sevdiği adı hasret olup gelince

    Üzülmesin diye

    Bir tutam hüznü kendine saklayıp

    Gönül mey'inden mutluluğu sunmaktır sevmek

    Yüzünün gölgesiyle yürümektir

    İzlerini bırakarak geçtiği kilitli parkelerden

    Bakışları ok gibi sinesine değdiğinde

    İzlerini gamzeye bırakmaktır sevmek.

     Sevmek;

    Sevdanın özlemiyle  yürüdüğü yollarda

    Üzerine basmamak için

    Kuruyan yepereklerin arasında bile

    Gözleriyle bıraktığı izleri aramak

    Bir top misali mutluluğu

    Yemyeşil çimenlerde yuvarlayıp

    Sonra adını söyleyerek çocuklar gibi

    Delice yakar top oynamaktır sevmek.

    Yarınları onunla düşlerken

    Umutlarını kuşların omzuna sığdırıp

    Bir kelebeğin kanadına

    Ömrünü bile gözleri kapalı hayatı resmedip

    Mutluluğun doğumunu seyre dalmak için

    Bir kuşun yumurtasında

    Kuluçkaya yatarak beklemektir sevmek.

    Daha çok şeydir sevmek, ama en güzeli

    Bu güne dünden, onun gözüyle

    Mutlulukla çizebildiğin en geniş çerçeveyle

    Duyduğun özlemin en güzel yerinden tutarak

    Yarınları kucaklarcasına

    Hayatı, onunla bağrına basarak

    Yaşamayı bilmektir sevmek.

      Image and video hosting by TinyPic 

    Duygusalca  dan sevgilerle

    Sevmeyi bilerek yaşamanız dileklerimle

    Sevgili eşime hediyem olan en sevdiğim şiirimdir

    Image and video hosting by TinyPic 

                                       

     

    HESAPLAŞMA BİTTİ!!!!

     

     

     

     HESAPLAŞMA 

           BiTTi             

     

     

    Hayatımın en acımasız kısmından bir alıntı yapıyorum. Demir yüklü vagonlara vuruyorum senli benli her şeyi. Bilmem kimin sırtından çaldığın yamalı hayalleri peşine takıp sürüklerken için de bir katre ben varmayım?

      Ne sorularım cevapsız kaldı ismi konamadan musalla taşın da , Ne umutlarım bir ölünün soğuk yüzüne sığındı anasının bağrını yaka yaka...bilir misin? Ve sen acımadın,Sen acıyı romanlardan okurken ben içinde sığınacak bir köse aradım soluğuna hasret kala kala. Ve gidiyorum diyorsun! Git demem sana, kal hiç diyemem …kendimin gurbetindeyken bir ayna bul bana yeter, Ucundan tutarken sen bak gözlerime, saçlarımı okşayan yanakların düşsün perçeminin gölgesiyle…

    Ne diyorum ben… kendime mi ihanet ediyorum ?yoksa  Eski bir tahta da kuruttuğum gözyaşlarıma mı?Duvar gibi sözlerim yine suratıma yapıştı

    —Burada mısın?

    —efendim

    —Tek sözün bu mu?

     —Bana mı dedin??

    —Yine dinlemedin değil mi?

    -Evet!

     İşte bu sözlerinle,hayatının gölgesiyken son baskısıyla bir hesaplaşma daha bitti.

    Ve yine sustun değil mi?  

    Suskunluğunla varsın gözyaşlarımla suladığım dilek ağacım sende kalsın. Belki bir gün bağladığım umutlarımı sulamak için basını kaldırır bakarsın. Haberimi aldığın da maziye bir çukur kazar bir de üzerine basarak zamandan intikamını alırsın.Bir sürgüne mahkum müebbette ki anılarla yaşar beni hatırlar yada en acısı tabutumun tahtalarına ayak izlerini çakar, üstüme de bir avuç bedduanı atarsın…

     

    DUYGUSALCA

    T......Ak....... 

     17/11/2008

    Image and video hosting by TinyPic 

     
                                       

     

    Bir Daha Seninle Ölmeyeceğim

     

     

        Bir Daha Seninle Ölmeyeceğim

     

    Deniz dalgalansa bile bedenimde

    basamakları bir bir kırılsada merdivenlerimin

    gözyaşlarım dizilsede

    inci inci süzülerek gerdanında

    kıvrım kıvrım olsada senle düşüncelerim

    cenazeleri ıslanıyor musallada ,geçmişteki  sözlerin

    Bir daha senle  ölmeyeceğim

     

    Image and video hosting by TinyPic

    kavruk kokan toprağıma süzülse

    kırağı çalmış bakışların

    geceyle gündüz senden yana

    seher   benden kopacakta olsa

    ayazda da kalsa hislerim

    vuslatsa ,avuçlarını koklasa

    uçurum dibindeki umutlarıyla

    Bir daha senle  ölmeyeceğim

    Image and video hosting by TinyPic

    renklerini kaybetmekten korksa ,gökuşağı bakışların

    gülden bir kalemde tutsa ,ayrıksı parmakların

    sızın sızsa ,sızım sızım kapımdan içeri

    bir kör ebeyi oynasa gözlerim

    sobelenmeyi beklese ürkek bedenim

    elim sende diyemese de, çocuksu özlemlerim

    ölüm koksa, burcu burcu nazlı sıladan

    kararımı aldım ;

    bir daha seninle ölmeyceğim

     

    duygusalca

    T......Ak....... 

     17/11/2008

    Image and video hosting by TinyPic

     
                                       

     

    Ben Varım Ama Sen Gittin Anne

     

     
     

     

      

    Ben Varım Ama

    Sen Gittin Anne

     

         Saçları iki belik örülmüş bir kız çocuğu vardı. Duvar kenarın da oturmuş yanaklarından süzülen gözyaşlarının tuzuyla öksüz karnını doyurmaktaydı. Yamalı elbiselerinden sızan soğuk bedenini kuşatırken, içini özlemleriyle uzanan bir ana kucağı sarıyordu.

       Ayakların da eskimiş naylon bir ayakkabı, diz altlarına kadar zoraki çekilmiş  çoraplarıyla isyandan uzak, minik bedenin de tevekkül eden  masum bakışları, Arnavut kaldırımların da süzülmekteydi.

       Birden irkiliverdi küçük bedeni. Unuttuğu bir şeyi hatırlar gibi hızlı adımları minik bedeninde atarken, gölgesiyle yüreği yarışır gibiydi. Aniden durdu. Diz çöktüğü ıslak topraklara bakan nemli gözlerle  şubatın ayazına aldırmadan birkaç ot yoluverdi. Sağı solu, eskimiş hırkasının kollarıyla sildi, sonra da akan gözyaşını. Buz gibi mermerleri bir kadife teni okşar gibi okşadı.

    Parmak uçlarıyla  gözlerinin önün de bir hayal çiziverdi sonra da toprağa bir çiçek çizdi ve kokladı. Öyle  kokladı ki içine kaçan kumlara bile aldırmadı. Anacığına hediye edeceği tek  hediyesiyse bir kendi bir  de hayallerini süsleyen çiçek bahçesinden bir küçük karanfiliydi

      İyici doğdum dedi, doğum günüm kutlu olsun  değil mi anne  ama neden gittin ki. Özlüyorum seni. Suçlu benmiyim doğmasam acaba ölmezmiydin. Ama göremeden gittin ya bu acı  ağır geliyor  bana. Yine bekliyorum gel olur mu otur bahçemdeki duvarımın dibine. Küçükken hani sende oturumusun ya kiraz ağacının dibine yapraklari dökülse de işte oradayım .

     

     Ben varım ama sen gittin anne. Selam söyle göremediğim  dedeme ve anneanneme… Unutma  ne zaman yağmur yağsa benden  bir  avuç gözyaşı toplar getirir  sana

     

    Üşüdün mü anne bak örttüm üstünü sakladığım kiraz ağacının yapraklrıyla

    Seni çok seviyorum anne!

    Sen seslen yeter ki !bir yanım acır bende gelir otururum  kalan yalnızlığımla başucuna..

     

    Duygusalca

     

     

     

     

     

    GİT DESEMDE GİTME

     

     

    GİT  DESEMDE  GİTME

     

     

    Bakışlarım yoklugunda

    Bedenim ayrılığın soğuğun da

    Umutlarım cam kırıkların da kalacak ta olsa

    Git..

    Gidebildiğin kadar git

    Ardından bakarım sanma

     

    Yusufun kuyusun da 

    Ferhatın şirinine deldiği dağda

    Mecnunun leylasına bıraktığı

    Çölde ki ayak izlerinde  kalacak ta olsam

    Git ..

    Git gidebildiğin kadar git

    Ardından bakarım sanma

     

    Erciyesimin şafakları kızılsız

    Sabahlarım yarınlara sehersiz

    Düşlerim öksüz kalacak ta olsa

    Git..

    Gidebildiğin kadar git

    Ardından bakarım sanma

     

    Gitme ..

    Git desem de gitme

    Hücerelerim bile yalvarırken gölgesiyle

    Gel otur düşlerimin orta yerine

    Kucağım bom boş sensizlikle

    Yalvarmalımıyım

    Ayaklarının ucundan 

    gözyaşlarım süzülürken diyor ki;

    Gitme ..

    Seni seviyorum

    Git desem de ..

     T...Ak...

    22/11/2008

    duygusalca

                                       

     

    GAM TOZUM

     

     

    GAM TOZUM

     

    Neler vermezdim ki

    Yanaklarından kayan bir gülüşünle

    Yüzüme düşen cemalinin gölgesi

    yere düşmesin diye

    Çölde gezinen bedevi gibiyken

    Hasretini yudum yudum içmek için

    Neler vermezdim..

     

    Dağların ardından kokunu taşıyan

    poyraza yoldaş olmaya

    Sen bile cemren nerde bilmezken

    Baharların tomurcuklarında kalan

     çiğ damlan olmaya

    İçime düsen askın girdabındayken

    Durulmuş bir göldeki  nilüferin yaprağında

    Kirpiklerinde uyuyan hayalin olmaya

    Neler vermezdim..

     

    Söyle şimdi ömrümün gam tozu

    Sen neyi verirdin

    Aç avuçlarını

    Gördün değil mi

    Sadece İki damla göz yaşı

    Onun sa tuzu hala dudaklarım da

    Şimdi aşkını helal et

    Sana geri veremem

     Artık Geçmişin

     her şeyiyle  bende emanet

     T...Ak...

    21/11/2008

    duygusalca

                                       

     

    Göçebe Sevgili...

     

     
     

     

        

     

     

     

    ölümmm.....

     

     
     

     

      

     

     

     

    bir umut yolcusu bekliyor gözlerim kapalı.....

     
     
       ;;   

     

     

    Bir mum ışığında arıyor gözlerim yolunu,çıtır çıtır ayak seslerin  sessizliğiyle tırmalıyor ısrarla geceyi

    kulaklarım misafir ediyor senden kalan son heceyi,

    boşluk sarıyor bu bom boş bedeni ve tekrar yalnızlığa sığınıyorum

    elimi atsam neye uzansam bir hayal takılıyor parmak uçlarıma

    ve düşünmeden bırakıyorum kendimi yalnızlığın soğuk ta olsa kucağına

    sen varsın diye sensizlikle bile nihaventte makamı aşkımın

    ama kanadı kırık özlemlerim ve çatlak kurmuş dudaklarım bir pay bırak diyor mutluluğa

    sen gir içeri diye kapım hep aralıklı

    gözlerim dilenci gibi yalvarmaklı izlerini bekliyor

    göz yaşı takılı kırışık ceketim ütüsüz gömleğim hala sen kokuyor

    ve bir ben bekliyor umut yolcusu gözlerim kapalı...

    ...duygusalca... 

     

     

    Şiirlerimi okumak için tıklayın.

     
     

    kısa bir tarif...

     

     

    KISA BİR TARİF 

         
    ömür;
    bir pamuk ipliği
    neşe;
    hüzünün pembe rengi
    mutluluk;
    ömrün neşeli hecesi
    hüzün;
    hayatın siyah beyaz karesi
    çile;
    duvarın nemi

    nem;
    gözyaşı

    hasret;
    bedenin çilesi
    gözyaşı;
    mutlulukla hüzünün armonisi
    umut;
    tüm yaşanmışlıkların barışması

    barış;
    hayatı  bunları bilerek yaşamak
    ve AŞK
    hepsini unutup tek heceyle varolmak.......

    29/09/2008

    duygusalca

                                       

     

     

                       

    HATİCE.....

     

     
     

     

      

    HATİCE

    FIBghXB_cU

    Sabah merhaba derdi,geceyle beraberinde ki sehere

    Ne zaman o gelse ışıklar gülümserdi soğuk yüreklerde

    Bir çocuk özlemi sarardı hisli gönülleri

    Buruk bir acı konardı sılanın kanatlarına

    Gökkusağı renkten renge girerdi edebinden

    Bilemezdi nasıl diyeceğini

    Her ayın başında beklerdi

    Avuçlarına sinmeden geçmiş bebek kokusu

    Hiç emziremeyeceği umutları beklerdi koynunda ,sıcacık

    Ama diyemezdi bunu renkler,ilhamını aldığı haticeye

    Nasıl derdi bunu

    nazlı çiçekleri'' sen hiç anne olamayacaksın

    Gam tozuna bulanmış bir ömürden, bir meyva dahi alamadan

    ''Gözlerini feda edeceksin ''diye

    hayatın sillesini yemiş bir bedenle

    Amansız derde düserek inlemek

    Yıllar evvel istemeden verildiği eşiyle

    Yıllar sonra hastalığın acı yüzüyle barışmak

    kolay degil Haticem

    Tüm hayallerini bir beyaz gelinliğe gömmek

    Kendinden çok uzak bir memlekette

    Sadece bir hasrete sırtını dayamak kolay mı

    Anasız kalmış yetim duygularını anlıyor bu öksüz yürek

    Korkma beyaz gülüm

    Hani derdin ya sen büyüttükçe büyür hersey

    Bende sana diyorum;

    Bak üzülme yanındayız gözlerin ferini kaybetsede

    Sıcacık yüreğinde özlemlerin geçsin bizimle

    Sen hep yaşa lazımsın bize

    Gecemin meleği içimin gülümseyen yüzü Hatice

    DUYGUSALCA

    11/10/2008

    gercek bir hikaye her satırı yasanmıslıgın bir kısmı esimin teyzesine yazılmıstır 

    adsızbnmhh 

     

     

    beyaz gelincik

     

     

     

     

    BEYAZ GELİNCİĞİM

    flower-1-1 

     Kalemimin gölgesine düşen cam kırıklarının arasında bile gülenyüzü

    Her acıyla kozasından çıkan bir kelebek edasıyla ,hayatla raksını sevdim

    Bir uçurumun kenarından düşerken ,incecik dir dal misali

    ölümün acı yüzününe  tututanan gülüşünü

    Yanaklarını oksayarak  büyüyen uzun saclı yarınlarını sevdim

    Islık çalan sesizliğinin ardında duran mululuga dost saygı durusunu

    Çoculuğunun bağrında duran özlem dolu sen kokan her şeyi sevdim....

    daha çok şeyi sevdim ama en çok içinde sen olan herşeyi sensiz sevdim benim beyaz gelinciğim

     

    duygusalca

    18/10/2008

    FIBghXB_cU

                                       
     

    git demen gitmişin zaten

     

     
    git demedn gitmişin zaten
    Hayat bir öfke olmuş tüm gerçekliğiyle üzerimde patlarken ben; sevdasının gölgesine sığınmış bir mülteciyim.Sınır dışı  sevmelerime yasaklar konmuş,adım sa söylenmez olmuş sımarmış dudaklar da.Yarim istanbulu kuma almış erciyesimin cigeri yana yana..ve ben beklemekteyim sönmüş volkan gibi gözüksede başı dumanlı sevdamla hala bir başıma.

          Yazık degil mi  bana ? ben deniz nedir bilmeden sevmiştim seni.Ben vadisinden dısarı çıkmamış güdülmeyi bekleyen bir koyunken sen ; gözü her zaman yükseklerde bir coban oldun.Seni yalnızlığımla sevmiştim.Beni bilmeden önce ben senin koynundan çalmıştım nazlı sılanı.Boynuma kimlik yapıp taşımıştım sınırlarda.

         Git..git.. kızmaya hakkım yok ki ..Ben senden önce gitmişim zaten bir başka sevdanın kucağına.Sen yokken ben yalnızlığ koynum da sen diye emziren bir ana olur bakarım sen muTlu oluncaya kadar. emanetin emanetimdir.Git ardına bile bakmadan demeye kalmadan gitmişin buralardan.Sen istanbul da çayını yudumlayıp balık ekmeğini yerken,ben erciyesi yorgan yapar üzerime vakit seni vuruncaya kadar beklerim..

    samasık gülleri1 

    BİR GARİP AŞIK DİYELİM

     

     2epopaf

    BİR GARİP AŞIK

     

    nerdesin 'diye yalvarıyor gözlerim
    ellerim buz kesti içimin atesi donduruyor bedenimi
    üsüyorum sensizlik sis gibi cöktü zerrelerime
    ayaklarım kosmak bedenimde sarmak istiyor doyasıya
    uyumak gökyüzünün maviliklerinde
    laciverti yorgan yapmak tenimize
    denizide sersek  altımıza
    erciyesse okusa dualarını üzerimize

    seher dogsa ilk ısıklarıyla saclarımın arasınsandan,

    2epopaf

    gün batımının kızılları kıskansa  ,
    saclarım parmaklarınla raks ederken
    günes küsse sen le aramızda dogarken

    yıldızlar sussa ay yüzünde parlarken
    kırsak askın kadehiyle demler vursak viran sabahlara
    bir tebessüm kaysa yanaklarıma dudaklarının kenarından
    kalemini kemer yaptığım kaslarım

    uzansam boylu boyunca yanında
    pespembe yanaklarla senli yarınlara
    günahları dökülse sehrin üzerimize
    kirlenmeden kalsak bad-ı sabalarda
    gözlerime sıkıca yapısınca hayalin
    gözbebeklerimle tutunsa sakaklarına
    bir terasta  güvercin kanadında atsa yüregim
    yada nalza sılanın topraklarında can bulsa siirlerim
    bir demli çayında ben olsam
    incebelli bardağı kavrar gibi kavrasan
    sekerini seherle atıp beni yudumlasan
    yinede veda edermisin sevdicegim....

    mektup degil istegim erciyesin duvagını beraber acmak
    zirvesinde ilahi aşkı seyre dalmak
    bu sehire beraber yalnızlık türküleri söylemek
    geceyle seheri  sabahın elelerine    tutusturmak....

    işte günahta olsa budur senden  dileğim........

    rumuzsa;  bir garip aşık diyelim....

    2epopaf

    <-(¯`•.•´¯)-««DUYGUSALCA<-(¯`•.•´¯)-««

    <-(¯`•.•´manidarmelancholyuc7¯)-««