| duygusalca's profile๑۩۞۩ ๑~ DUYGULARDA ۩♥*...BlogGuestbookNetwork | Help |
๑۩۞۩ ๑~ DUYGULARDA ۩♥*♥*۞♥**♥۩ DUYGUSALCA ~๑۩۞۩ ๑~:~:°º•♥ ๑۩๑... http://tulayakcakoyunlu.tr.gg/ bekliyoruz๑۩๑~:°º•♥ |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Ey Gönüllerimizin Sultanı Güzel
Deniz ve Sen...Yarın kokan çığlıklar
-----deniz ve sen----
(Yarın kokan çığlıklar)
Geceden kalan gündüze
Diz boyu vakit kalmısken
Umutlar sancı çekerek kuyrukta
Ates böceklerine kur yaparken yıldızlar
Kısacık kesilen saçlarıyla
Ay yarını laciverde bıraksa da
Aslın da gündüzü kıskandırmakta!
Isık süzmelerinden kayan bakısların
Alnımın derin çizgilerine çarparken
Ardından bakan yalın cümleler
Titrek dudaklarımda
Hecesini özlemleriyle aramakta.
Noktalar, virgülün hasretiyle yanarken sevdasına
Satır arasına sıkısan vuslat,
Hicranın namlusunda pusuda
Acılar bekle derken kapımda
Tırnak arası boslukla
Nefes almaya zorlanıyormusum aslında
Yarın kokan çıglıklarım
Zemheri ayazda
Cami avlusuna bırakılan yavrunun kundagında
Anasını bekler gibi bekliyor
Mavi papatyanın yaza bıraktıgı tozunda.
Ve sanırım beklerken anlıyor artık yüregim
Yorgun bakarak uyuyan gözlerle
Uyanmanın ne denli zor oldugunu
Kil gibi kuruyunca üzerimde sancılar
Sızılar da sızlatmıyormus
Bedenlerde emanete bırakılınca
Deniz ve sen!
Siyah martıların ayaklarında
Yigitlik kokularını dalga kıranlara inat tasısan da,
Sen kokan köpükler
Beni bir yunusun midesinde
Tek lokma yalnızlıga satmakta
T......Ak....... 23/12/2008 duygusalca
Derin Uyku/ Bir erkeğe kadın gözüyle empati
-DERİN-UYKU- -BİR ERKEĞE kadIN gözüyle empati-
Issız , sessiz bir oda. Gözlerim kapalı olamasına ragmen ‘’tıp tıp ‘’damlayan suyun sesine engel olamayan bir kafesteyim sanki. Yatağımın her kıvrımını hissedecek kadar hassasım yine.Sarhos otel sahibinin sesi geliyor kapı altından sızan loş ışıkla beraber.Sanki her gıcırdayan tahta içimden bir çivi söker gibi iz bırakıyor ben de. Baş ucumda duran dünden kalma yemek tabağından küf kokusu geliyor burnuma.Duramıyorum..durduramıyorum düşüncelerimi. Bir beşik te sallar gibi bir sağa bir sola döndürüyorum kendimi..Ama olmuyor,gözlerimde ki bir resimle uykuya dalıyor ve seni yeniden hayal etmeye başlıyorum. Kıyısı kösesi kalmayan bu emanetinle sunlarla süslüyorum beynimin heryerini; ‘’Senden arta kalanlarım dindiriyor derken beni bir bıçak bilenir gibi bileniyormuş aslında ömrüm heryeri, Yasını tutan bir mumun gölgesinde süzülmüşken zeytin karasındaki gözlerin,şimdiyse gözlerimde derinliğiyle masumlaşarak kalıyor Saçlarının tenimde kalan kokusuyla aklım başucumda gezgin misali. Avuçlarım sen diye alkış tutarken sensizliğine, bense boş bıraktığın yastığına sarılıp avunuyorum. Yenik düşen sevdasıyla, selvi gibi kıvranırken bedenim, bir soluk açlığıyla beni yataktan fırlatıyor düşüncelerim. Sensizlikte kalan üryan hislerim ayaklarımın cıplaklığı sahibini arayan yavru köpek misali olup yere yapışıyor. Hafif bir sendelemeden sonra sanki beni anlıyormuş gibi cama vuruyorum kendimi, buğulanmış gözlerime dost olan kırık günlerimin puslu penceresinde arıyorum izlerini. Anlasa da beni dönüyorum ona sırtımı ve yamalı bir hırka alıyorum üzerime. Yerde duran eskimiş tüyleri dökülmüş pelüş terliklerine gözüm takılıyor. Yanağımdan kayan yönünü kaybetmiş sızılı bir gülümseyişle dudaklarım da bileşiyor tuzlu gözyaşlarım. Seni anıyor, sana yas tutuyor sanki. Sonra! Sonra koşuyorum önümde duran aynaya. İfadesini yitirmiş bos bir manken kafasında öylece duran, hastalığından tek canlı hatıra kalan peruğa. Uzun uzun bakıyorum, onu okşuyorum sanki senin bakışlarınla. En sevmediğim rujun duruyor hemen yanında Alıp sürüyorum onu sanki sen sürer gibi Sanki sesini duyar gibiyim; - Atma sakın! senden sonra hayatımda ki tek canlı yanım diyişini -.Kıyarmıyım! Hiç atabilir miyim! Diğer yanağım da kalan buruk, acı tebessümle simdi benim gülen yüzümü görür gibisin değil mi? Ama donuklaşan bakışlarımla aynada kalıyor, ardımda bana acıyan boş odamın sessizliği. Ayağa kalkıyorum taş plağımın iğnesine uzanıyor ellerim’’ deniz de mehtap sordular seni neredesin’’ diye çalıyor duyuyor musun Doris morino'nun sesini,hissediyorsun değil mi beni. Yalnızlık kokan bedenimde boynuma doluyorum seni. Sonsuzluk kokan odamda bir ambulansın sirenleri dolduruyor zerrelerimi, nereye saklansam, hangi deliğe kapatırsam kapatayım kendimi gözlerimde kalan son perde çığlık atıyor sanki. Yere düşen hayalinle eğilip kaldırmak istiyorum seni, ama olmuyor hayalin kucaklanmıyor. Yağan yağmurla toprak kokuyor birden burnumda ve fark ediyorum ki yoksun yoksulluğumun yanında. Güller arasında kurumuş bir gözyaşı olarak duruyorken bedenin, güle güle bile demek istemiyorum sana cansız bebeğim Hecelerim’’yine seni özlüyorum’’ diyor yanık dağ kokulu çiçeğim. Bekle beni gökyüzüne çizdiğim gizli odaya bırakmıştım seni, yanına uzanmaya geliyorum. Mavi bir düşte yakamozları toplayacağım yeniden gözlerinde. Hiç giyemediğin gelinliğine inciler dikeceğim bahardan çaldığım çiğ damlalarıyla. Tutamıyorum düşme n’olur kara toprağa. İşte bir yıldız daha kaydı. Biliyorum ki o yine sendin. Ve ben yine uzaktan sadece perde arkasında seyirci kaldım. Unutma daha çok yıldız var kayacak sıra bana geldiğinde işte ozaman, ben yuvamda koynunda kuluçkada olacağım. Ve sana hiç takamadığım bu yüzüğü takacağım derken; İşte son gölgesiyle bir mum daha söndü. Hediye ettiğin kol düğmerinin üzerini karanlık, ölümünün bedenimi örttüğü gibi örttü. Unutma! Bekle beni yaşlansa da toprak altında ki bedenin, kabulümsün. Sen de beni kabul eder misin? ‘’Sözleri dudaklarım da titrerken birden sırılsıklam ıslandığımı fark ediyorum bir ‘’oh’’ çekerek uyanıyorum.Yine rüyaymış diyor bir sana birde başını koyduğun yastıga sarılıp tekrar sessiz bir dua gibi uykuya dalıyorum.. Vakitse dün. Şimdi gerçekten uyandım. Yanımda yoktun. Ve anladım ki canımı acıtsan da hayatımın ortasında ki bir dip notta, tam üç yaşını doldurmuş bir acının noktasıyken,virgüllerini koyamadığım en üst rafta tozlu kalan bir hatıraymışın… Bekle beni vakit kelbegin kanatlarında donunca, asi rüzgardan emanet bir tebessümle yanında olacağım T......Ak....... 23/12/2008 duygusalca
İŞTE BÖYLE BİR ŞEYMİŞ SEVMEK!!!sevgili eşime yazdığım tüm sevenlere hediyem olan bir şiir
İŞTE BÖYLE BİR ŞEYMİŞ SEVMEK
SEVMEK;
En ince ayrıntılarına kadar bir resme bakabilmek
Sevgilinin hayalini, gözünde ve gönlünde taşıyabilmek
Parmak ucuna sinmiş nasırlanmış özlemlerle
Hayatın yapraklarını çevirebilmek
Bembeyaz kâğıda yazılan sevdayı
Sevdanın kalemiyle karelere bölmek
Ve yorulmada ellerin
Kalemin tükeninceye kadar
Her karesine onun adını işlemektir sevmek...
SEVMEK;
Gelince hayali gözünün önüne
Ansızın yataktan fırlamaktır
Sabahın ayazını yemiş balkonda
Sabahlara alkış tutmaktır bu hayalle
Seheri çağıran ezan sesleriyle
Günün ilk ışıklarından yudumlayıp
Yüzüne sabahı sürmektir sevmek
SEVMEK;
İlk sigaranı onunla yakıp
Doyasıya ciğerlerine çekip
Külleri düşmesin diye
Avcunu ona tabla yapmaktır sevmek...
Kırağı düşmüş yüreklerde yeşersin diye
Bir mutluluğu başkalarıyla paylaşabilmektir
Sevdiği adı hasret olup gelince
Üzülmesin diye
Bir tutam hüznü kendine saklayıp
Gönül mey'inden mutluluğu sunmaktır sevmek
Yüzünün gölgesiyle yürümektir
İzlerini bırakarak geçtiği kilitli parkelerden
Bakışları ok gibi sinesine değdiğinde
İzlerini gamzeye bırakmaktır sevmek.
Sevmek;
Sevdanın özlemiyle yürüdüğü yollarda
Üzerine basmamak için
Kuruyan yepereklerin arasında bile
Gözleriyle bıraktığı izleri aramak
Bir top misali mutluluğu
Yemyeşil çimenlerde yuvarlayıp
Sonra adını söyleyerek çocuklar gibi
Delice yakar top oynamaktır sevmek.
Yarınları onunla düşlerken
Umutlarını kuşların omzuna sığdırıp
Bir kelebeğin kanadına
Ömrünü bile gözleri kapalı hayatı resmedip
Mutluluğun doğumunu seyre dalmak için
Bir kuşun yumurtasında
Kuluçkaya yatarak beklemektir sevmek.
Daha çok şeydir sevmek, ama en güzeli
Bu güne dünden, onun gözüyle
Mutlulukla çizebildiğin en geniş çerçeveyle
Duyduğun özlemin en güzel yerinden tutarak
Yarınları kucaklarcasına
Hayatı, onunla bağrına basarak
Yaşamayı bilmektir sevmek.
Duygusalca dan sevgilerle
Sevmeyi bilerek yaşamanız dileklerimle
Sevgili eşime hediyem olan en sevdiğim şiirimdir
HESAPLAŞMA BİTTİ!!!!
HESAPLAŞMA
BiTTi
Hayatımın en acımasız kısmından bir alıntı yapıyorum. Demir yüklü vagonlara vuruyorum senli benli her şeyi. Bilmem kimin sırtından çaldığın yamalı hayalleri peşine takıp sürüklerken için de bir katre ben varmayım?
Ne sorularım cevapsız kaldı ismi konamadan musalla taşın da , Ne umutlarım bir ölünün soğuk yüzüne sığındı anasının bağrını yaka yaka...bilir misin? Ve sen acımadın,Sen acıyı romanlardan okurken ben içinde sığınacak bir köse aradım soluğuna hasret kala kala. Ve gidiyorum diyorsun! Git demem sana, kal hiç diyemem …kendimin gurbetindeyken bir ayna bul bana yeter, Ucundan tutarken sen bak gözlerime, saçlarımı okşayan yanakların düşsün perçeminin gölgesiyle…
Ne diyorum ben… kendime mi ihanet ediyorum ?yoksa Eski bir tahta da kuruttuğum gözyaşlarıma mı?Duvar gibi sözlerim yine suratıma yapıştı
—Burada mısın?
—efendim
—Tek sözün bu mu?
—Bana mı dedin??
—Yine dinlemedin değil mi?
-Evet!
İşte bu sözlerinle,hayatının gölgesiyken son baskısıyla bir hesaplaşma daha bitti.
Ve yine sustun değil mi?
Suskunluğunla varsın gözyaşlarımla suladığım dilek ağacım sende kalsın. Belki bir gün bağladığım umutlarımı sulamak için basını kaldırır bakarsın. Haberimi aldığın da maziye bir çukur kazar bir de üzerine basarak zamandan intikamını alırsın.Bir sürgüne mahkum müebbette ki anılarla yaşar beni hatırlar yada en acısı tabutumun tahtalarına ayak izlerini çakar, üstüme de bir avuç bedduanı atarsın…
DUYGUSALCA T......Ak.......
17/11/2008
Bir Daha Seninle Ölmeyeceğim
Bir Daha Seninle Ölmeyeceğim
Deniz dalgalansa bile bedenimde
basamakları bir bir kırılsada merdivenlerimin
gözyaşlarım dizilsede
inci inci süzülerek gerdanında
kıvrım kıvrım olsada senle düşüncelerim
cenazeleri ıslanıyor musallada ,geçmişteki sözlerin
Bir daha senle ölmeyeceğim
kavruk kokan toprağıma süzülse
kırağı çalmış bakışların
geceyle gündüz senden yana
seher benden kopacakta olsa
ayazda da kalsa hislerim
vuslatsa ,avuçlarını koklasa
uçurum dibindeki umutlarıyla
Bir daha senle ölmeyeceğim
renklerini kaybetmekten korksa ,gökuşağı bakışların
gülden bir kalemde tutsa ,ayrıksı parmakların
sızın sızsa ,sızım sızım kapımdan içeri
bir kör ebeyi oynasa gözlerim
sobelenmeyi beklese ürkek bedenim
elim sende diyemese de, çocuksu özlemlerim
ölüm koksa, burcu burcu nazlı sıladan
kararımı aldım ;
bir daha seninle ölmeyceğim
duygusalca
T......Ak.......
17/11/2008
Ben Varım Ama Sen Gittin Anne
GİT DESEMDE GİTME
GİT DESEMDE GİTME
Bakışlarım yoklugunda
Bedenim ayrılığın soğuğun da
Umutlarım cam kırıkların da kalacak ta olsa
Git..
Gidebildiğin kadar git
Ardından bakarım sanma
Yusufun kuyusun da
Ferhatın şirinine deldiği dağda
Mecnunun leylasına bıraktığı
Çölde ki ayak izlerinde kalacak ta olsam
Git ..
Git gidebildiğin kadar git
Ardından bakarım sanma
Erciyesimin şafakları kızılsız
Sabahlarım yarınlara sehersiz
Düşlerim öksüz kalacak ta olsa
Git..
Gidebildiğin kadar git
Ardından bakarım sanma
Gitme ..
Git desem de gitme
Hücerelerim bile yalvarırken gölgesiyle
Gel otur düşlerimin orta yerine
Kucağım bom boş sensizlikle
Yalvarmalımıyım
Ayaklarının ucundan
gözyaşlarım süzülürken diyor ki;
Gitme ..
Seni seviyorum
Git desem de ..
T...Ak...
22/11/2008
duygusalca
GAM TOZUM
GAM TOZUM
Neler vermezdim ki
Yanaklarından kayan bir gülüşünle
Yüzüme düşen cemalinin gölgesi
yere düşmesin diye
Çölde gezinen bedevi gibiyken
Hasretini yudum yudum içmek için
Neler vermezdim..
Dağların ardından kokunu taşıyan
poyraza yoldaş olmaya
Sen bile cemren nerde bilmezken
Baharların tomurcuklarında kalan
çiğ damlan olmaya
İçime düsen askın girdabındayken
Durulmuş bir göldeki nilüferin yaprağında
Kirpiklerinde uyuyan hayalin olmaya
Neler vermezdim..
Söyle şimdi ömrümün gam tozu
Sen neyi verirdin
Aç avuçlarını
Gördün değil mi
Sadece İki damla göz yaşı
Onun sa tuzu hala dudaklarım da
Şimdi aşkını helal et
Sana geri veremem
Artık Geçmişin
her şeyiyle bende emanet
T...Ak...
21/11/2008
duygusalca
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|